20 05 2012
Şirket Başarısında İnsan Faktörü Yazdır E-posta
Çarşamba, 06 Ocak 2010 12:23

Başarı İçin Sistem Kurmak Yeterli mi?

Şirketler uzun süreli başarılarını garanti altına almak için sistem oluştururlar. Şirket büyüklüğü arttıkça sistem kurmadan çalışmak imkânsız hale geleceğinden, önceleri zorunluluk nedeniyle oluşturdukları sistemleri, her geçen günün gerekliliklerine ve yasal düzenlemelere göre revize ederler. Belirli bir süre sonra artık şirketlerdeki sistemler artık iyice yerleşir ve herkes bu sisteme sadık kaldığı için belirli bir çalışma düzeni oluşur.

Bir süre sonra sistemler iyice yerleşir ve bu sistemleri değiştirmek de oldukça zorlaşır. Sistemler sadece iş yapış şekillerini değil, aslında kurumsal kültürü etkilerler. Bu nedenle sistemlerin şirketlerin başarısındaki teknik katkısını görmezden gelmek mümkün değildir. Şirket içinde yapılacak her çalışma bu sistemlere uygun olarak gerçekleştirilmelidir.

Diğer bir taraftan da şirket sahipleri sistemler oluşturdukça ve işler belirli bir seviyeye geldikten sonra başarıları ile sistemi eşleştirirler.

patron_ik13.jpg

Üretim sistemleri ve robot kullanımı artık çok ilerledi.

Hangi şirket sahibine başarı öyküsünü anlattırsanız, size parlak iş fikrinden, iyi yöneticiliğinden, şirketin teknik altyapısı ve diğer sayısal göstergelerden bahseder. Patronlardan çok azı, sahip olduğu başarıyı çalışanlarına bağlarlar. İyi bir satış organizasyonunun başarısını sadece satış ofislerinin yerine ve şirketin pazarlama faaliyetlerine bağlamak satış sürecinde müşteriyle doğrudan iletişim kurarak, satışı gerçekleştiren satış danışmanı, onu başarıyla yöneterek motive eden yöneticisi, bu sistemi kurgulayan üst yönetim ve onlara destek olan diğer birimlerdeki çalışanların başarılarını göz ardı etmek anlamına gelir.

patron_ik14.jpg

Üretim sistemlerini kuranları ve kullananları unutmayalım.

Patronların sistemlerine olan bağlılıkları şirketleri büyüdükçe ve başarıları arttıkça artar ve bir süre sonra saplantıya dönüşür. Artık sistemi sorgulamayı da bırakırlar ve sistemin sorgulanmasına da izin vermezler. Başarıyı mevcut sistem getirdiğinden, başarısız olan çalışanlar ve yöneticilerdir. Yani olumlu sonuçlar alınırken unutulan çalışanlar ve yöneticiler, başarısız sonuçlar alınmaya başlandığı zaman hatırlanırlar.

Hatta patronların bir kısmı sistemlerine çok güvenerek çalışanların katkısını ihmal ettiğinden yetenekli çalışanları elde tutmak için herhangi bir çaba da göstermezler. Onlara göre kurdukları sistemler kişilere bağlı değillerdir ve kim giderse gitsin şirketleri aynı şekilde yoluna devam edecektir.

Çalışanları elde tutmanın gittikçe zorlaştığı bir ortamda her şirket kişilerden bağımsız sistemler kurarak başarılarını garanti altına almak ister, fakat günümüzde bunu hayal etmek bile mümkün değildir. Sistemlerin oldukça standart olduğu ve beceri temelli rekabetin yüksek olduğu bir piyasada çalışanlarımız şirketlerin en önemli güç kaynağı durumuna gelmektedir. İyi bir sisteminiz yoksa bunu ancak yetenekli çalışanlarla oluşturabilirsiniz ve yine bu sistemleri ancak yetenekli çalışanlar ile yaşatabilirsiniz.

Bu nedenle şirketinizi tek başınıza veya sadece birkaç kişi ile kursanız da yolunuza iyi bir ekip ile devam etmenizin zorundasınız. Şirketimizin oluşumunu sağlayan büyük fikir size ait olabilir, hatta temel birimleri tek başınıza kurmuş olabilirsiniz. Fakat büyümek için ve kalıcı olmak için yolunuza yetenekli insanlarla devam etmek zorundasınız.

Şirket yöneticileri veya ortakları olarak aynı anda iyi bir lider, iyi bir satış ve pazarlama yöneticisi, iyi bir üretim yöneticisi, iyi bir finans yöneticisi ve iyi bir insan kaynakları yöneticisi olmanız, yani şirketi tek başınıza yönetmeniz mümkün değildir. Öncelikle kritik pozisyonlar olmak üzere henüz sistemleri kurmadan ekibinizi yetenekli insanlarla oluşturursanız, başarınızı garanti altına alabilirsiniz.

patron_ik15.jpg

Önce ekibinizi dikkatli oluşturun.

İnsan Faktörü

Kurduğumuz bütün sistemleri insanlar ile çalıştırabileceğimizi ve yetenekli çalışanları istihdam etmenin şirketinizin başarısı için çok önemli olduğunu belirtmiştim. Şimdi bu bölümde bir adım ileri giderek yolunuza yetenekli çalışanlar ile devam etmenin nedenlerini ve size kazandıracaklarını anlatmaya çalışacağım.

Yapılan araştırmalara göre çok yetenekli çalışanların diğer çalışanlara göre şirkete katkısı ortalama üç kat fazladır. Çalışanların şirkete katkısını her zaman sayısal olarak ifade etmek mümkün olmayabilir, bu nedenle kilit rollerde ve yönetici olarak çalışan yetenekli çalışanların şirkete sağladığı stratejik katkı ve bu sebeple elde edilen rekabet avantajı da düşünüldüğünde bu rakamın çok daha yüksek olacağı söylenebilir.

Şimdi konunun geri kalanına devam etmeden önce sizlerden şirketinizde en az bir becerisi ile diğerlerinden öne çıkan ve bu anlamda şirketinize katkı sağlayan kişileri düşünmenizi istiyorum. Bu kişi satış kotalarını ikiye, üçe katlayan bir satıcı, krizleri çok iyi yöneten bir yönetici veya üretimde önerdiği çözümlerle giderlerinizi önemli derecede azaltan bir mühendis olabilir. Bu kişilerin şirkete gelişlerinden itibaren görev aldıkları alanlarda sağladıkları katkıyı düşünün ve sizi şaşırttıkları anları hatırlayın.

Şimdi bir de ilk soruda aklınıza gelmeyen ve benzer bir pozisyonda görev alan bir çalışanınızın yetenekli çalışanınızın başarısı ile sizi şaşırttığı anlarda onların yerinde olduğunu düşünün. Ne yapardı, sonuç ne olurdu veya şirketiniz neleri kaybedebilirdi?

Yetenekli çalışanlar örnekte de değindiğimiz gibi beklentilerinizi aşar ve sizi şaşırtırlar. Önceleri sıklıkla şaşırırsınız, sonra da bu çalışanlara güvenerek daha fazla sorumluluk verirsiniz. Onlar başarılı olmaya devam ettikçe, siz daha fazla sorumluluk verirsiniz. Önemli görevlere bu çalışanları güvenerek atayabilirsiniz, bazılarını vekil tayin edersiniz, hatta bazılarına şirketi bırakıp çıkabilirsiniz.

Bir zamanlar rekabet avantajı sağlayan makine, teknoloji ve teknik bilgi zamanımızda internet sayesinde hızla yayılıyor, bütün ürünler ve sistemler de hızla taklit ediliyor. Bir gün bir şirket tarafından üretilen ürünü haftalar sonra aynı sektördeki diğer şirketler de üretmeye başlayabiliyor. Çok parlak fikirler kolayca rakipleriniz tarafından size karşı kullanılabiliyorlar.

Teknolojinin maliyeti düştü ve artık teknolojik rekabet de ortadan kalktı. Herkes otomasyon sistemleri ile maliyeti azaltabiliyor ve teknik bilgiye artık çok daha fazla kaynaktan erişilebiliyor. Rekabet için siz şirket sahiplerinin elinde tek kart kaldı, o da yetenekli iş gücüdür. Şirketinizin başarılı olmasını, büyümesini ve uzun süre hayatta kalmasını sağlamak istiyorsanız bu konuya yoğunlaşmanız gerekmektedir.